ÇUKURKUYU TARİHİ
Yazar Administrator   
Pazartesi, 09 Ekim 2006 07:49

KURULUŞ TARİHCESİ:

 

Sizlere tarihçe dendiğinde anlatmak istediğim bu kasabanın nasıl kurulduğu. Öncelikle neden Çukurkuyu (çukurun içinde kuyu) ismi verilmiş. İsmi veren bölgenin sahibi Altunhisarlılar veya kasabamızdan yaklaşık kırk-elli yıl önce kurulan Kızılca kasabası kasabalılarıdır. Şu anda kasabamızın imarı içinde kalan Bahçelievler Bahallesinde Mustafa Özer (Kır Mustafa)’in avlusunun içinde kalan çalıp alma (zamanında elle eğilip kova doldurulacak şekilde) kuyu, bahar günlerinde pınar şeklinde eski kenyanın olduğu yerdeki çukurluğa, şimdiki kantar ve garaj ların olduğu yere doğru 5-6 ay akmaktaymış. Burasının Kızılca’lılaramı yoksa Altunhisar’lılaramı ait olduğuna dair kesin bir şey yok. Fehmi Teke’nin anlattığına göre iki tarafında sahiplendiğini, arada kesin bir sınır olmadığı kabul etmek gerekir kanısındayım. Çelen Abdurrahmanın yurt tuttuğu bu kuyunun etrafındaki bölgeye Çukurkuyu adı verildiğinden kurulan kasabamızda bölge ismini alarak ÇUKURKUYU adıyla anılmıştır.


Kuruluş tarihimiz yaklaşık 210 – 215 yıldır. Kuruluşu 1791-1796 kabul etmek en doğrusu olur kanısındayım. Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLUNUN XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun İskan Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi kitabının 89’uncu sayfası3’üncü parağrafta Şeyh Hamzalılara iskan emrinin veriliş tarihi 1794’dür. Yani 212yıl önce.1794 yılı İdris Zihni Paşanın keşfe geldiği yılda olabilir bir kaç yıl sonrada kesin yerleşimden sonrada kayda girebilir. 1792’yi kuruluş yılı olarak kabul etmek gerekir kanısındayım.


Ne tesadüftür ki bu kasabayı kuran ve kurulmasına yardımcı olan bütün hane ve aileler değişik Türkmen boylarından kopup gelen ve hala kendi boy ve aşiret isimleriyle anılan gruplardır.
Öncelikle kasabanın kurulmasında ana etken durumunda olan BAYAT Boyu Türkmenleri(Şeyh Hamzalı, Ödemişli, Aşıklı, Eyüplü, Yabanlılar)’yle başlamak gerekiyor. İbrahim Hakkı Konyalının yayınladığı 1551 yılında yazılan Halep 184 sayfalık Halep icmal defterini içine alan Abideleri ve Kitabeliyle Kilis Tarihi adlı kitabında yukarıdaki aşiretlerin hepsinin kayıtları vardır. Ayni kitapta BEYDİLLİ boyundan Odamışlı(Hotamışlı)’ların da kaydı mevcuttur.

Şeyh Hamzalıların şu ana kadarki araştırmalarda birkaç yüzyıllık soy kütükleri kayıt altındaydı. Her uğradığı Osmanlı vilayetinde geçici iskanlarını ve vergi muaflıklarını tasdik ettiren Şeyh Hamzalıların göç boyunca Mekke, Medine, Halep, Maraş, Elbistan, Yeniil, (Sivas’ın güneydoğusundaki konar göçer Türkmenlerin geçici yurtları olan yaylalar) İstanbul, Edirne, Yozgat ili Sarıkaya ilçesi Şıhlar köyü, Keskin, Aksaray Sağlık köyü üzerinden Ereğli’ye gelirler. Artık kalabalık aşiretlerin yurt ve otlak bulması çok zordur. Kayıtlardaki isimlerin çoğunun kasabamızdaki Şeyh Hamzalılarda kullanılmaması parçalanmaların göçlerle ve her yurt değişimiyle devam ettiği görülmektedir. Bu göçler boyunca parçalana parçalana yedi oba kalan Şeyh Hamzalılar topluca en son kondukları Ereğli Hortu düzlüğündeki sinek ve batağın hayvanlarını ve kendilerinin yurt tutmalarını imkansız kılması üzerine ikiye ayrılırlar.


Hortuda kaç yıl kışladıkları kesin olarak belli olmamasına rağmen tahminen 8-10 yıldır. Ödemiş ve Tekeli-Karahacılı Türkmenleriylede tanışmaları Bektiklerle beraber Bektik yaylalarına çıktıkları Hortu döneminde olması büyük bir olasılıktır. Hortu çölünde sıkışan Hamzalıların bir obası çobanları ile kuzeye şu an Çukurkuyu yaylaları olan, o zaman Hotamış Türkmenlerine ait olup iç kavgalarından dolayı 3-4 yıldır çıkamıyarak boş bıraktıkları Bayatsalına gelirler ve İninüstü-Saray yurdundaki inlere yerleşirler. Hatemli (Hacı Bekirli, Hatem Mustafa,Hacı İbrahimli) beraberindedir. Hatemliyi büyük olasılıkla ya Aksaray’da içlerine almışlar ya da kendilerindendir. Diğer kalabalık gurup güneye Toros dağlarını aşarak nereye gittiği bilinmemektedir. Bir kısmının Hatay Kırıkhan Şıhlar köyünü kurdukları bir kısmının da Antalya yöresine yerleştiği kasabamız kervancıların anlattığı hikayeler arasındadır. Antalya ili Serik ilçesi Belkız kasabasında yaklaşık 450-500 hane Hacı Hamzalı Türkmenlerinin yaşadığı bilinmektedir. Bir kaçıyla görüştüm yerleşik düzene geçiş yılları aşağı yukarı Hamzalılarla aynı yıllara rastlamaktadır. Fakat iyi bir araştırma yapmadan Çukurkuyu Hamzalılarıyla akraba olduklarını söylemek mümkün değil.


Şeyh Hamzalılar İninüstüne geldiğinde Hacı Hasanlı Hotamıştan kan davasından kaçmış geriye dönme şansları olmadığından Yerhan’(Kerel) da kışlamaktadırlar. Hamzalıların gelmesi ile onlarda Yerhan’ dan İninüstüne göçerek Hamzalı’larla birleştiklerinde Kara İbiş’e de kız vermişler ve yanlarındadır. İninüstü kışlamaya müsait olduğundan yedi sekiz yıl kalırlar ve buraya Kayseri Yeşilhisar Kafkas sülalesinden gelen Hanifi’ yi imam tutarlar. Bu ilk birleşik grup olan Şeyh Hamzalı, Hacı Hasanlı, Hatemli, Kara İbiş ve imamları Hanifi güzlemeye çöle indiklerinde, Altunhisar’a ait daha sonra Yanık Yurt ismini alacak olan Devedamının 200 –300 metre güney-batısını yurt tuttular. Hikayenin bu kısmını Fehmi Teke(Tekeli)den dinleyelim.
(O günlerde göçer Yörük ve Türkmen bölükleri yerleşecek yurt tutacak yer aramaktadırlar. Yeni gelip devedamının güney-batısına yerleşip yurt tutmak isteyen 25-30 çadırlık bu topluluk ilk başta tek başına Kızılcadan kaçıp Çukurkuyu semtini yurt tutan Çelen Abdurrahman’ı rahatsız eder ve dedem Çelen Abdurrahman Altunhisar’a oğluyla haber göndererek rahatsızlığını belirtir. Altunhisarlılar yeni yerleşiklere ağır baskılar uygularlar ve Hamzalılar ve beraberindekileri kondukları yurttan evlerini yakarak kaldırmayı başarırlar. Hamzalı bölüğü ve Atunhisarlıların uğraşları devam ederken, Altunhisarlılar Çukurkuyuya ilk yerleştiğinde seslenmedikleri Çelen Abdurrahmana’da terk etmesi için baskı yapar ve Çukurkuyununda kendilerine ait olduğunu derhal terk etmelerini söyler. Buna kızan Çelen Abdurrahman der.

Bu sırada, Altunhisar’lıların baskısıyla zor durumda kalan Çelen Abdurrahman Yanıkyurd’dan Bayatsalına doğru kışlamak için evinin yanından göç geçen Hamzalılar ve komşularının göçünü durdurur.


Salı, 17 Kasım 2009 20:26 tarihinde güncellendi